Profil
Kategoriler
Son Eklenenler
|
Ekonomik İşbirliği
|
|
|
|
2007-06-15 15:51
|
| Türk ve Çin işadamları bir araya geliyor |
| |
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Dış Ticaret Müsteşarlığı ve İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri'nin evsahipliğinde düzenlenen 'Türk-Çin İş Forumu' 17 Haziran'da İstanbul'da gerçekleştirilecek.
Toplantıda Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Çin Halk Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Bo Xilai ve TİM Başkanı Oğuz Satıcı konuşma yapacak. Çin Halk Cumhuriyeti ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin görüşüleceği toplantıya, işadamları ve bürokratlardan oluşan 70 kişilik Çin heyeti katılacak. Türk-Çin İş Forumu, saat 9.30'da Çırağan Kempinski Otel'de başlayacak
|
Tarihi An
|
|
|
|
2007-06-15 15:52
|
| '22 Temmuz Türk tarihinde belirleyici bir an' |
| |
Türkiye'de genel seçimler yaklaşırken, yabancı basının Türkiye'ye olan ilgisi de her geçen gün artıyor. Son olarak USA Today gazetesi, Türkiye'deki izlenimlerini ve seçimlerin Washington'dan nasıl göründüğünü değerlendiren bir haber yayınladı. USA Today gazetesi Türkiye'de 22 Temmuz'da yapılacak seçimlerin gerek Avrupa gerekse Asya için önemli etkileri olacağını yazdı. Mehmet Barlas'ın "Türkiye'de siyasi rakipler birbirlerini suçlarlar" yazısı için tıklayın.
Haberde uzmanların, seçimler için 'Bu Türk tarihinde belirleyici bir an' dediği kaydedildi. USA Today gazetesi Türkiye'de 22 Temmuz'da yapılacak seçimlerin gerek Avrupa gerekse Asya için önemli etkileri olacağını yazdı. Haberde uzmanların, seçimler için 'Bu Türk tarihinde belirleyici bir an' dediği kaydedildi. 'TÜRBAN SEMBOL OLDU' Türkiye'deki pek çok insan için ülkenin geleceği ile ilgili mücadelenin bir tek sembole indirildiği, bunun da türban olduğu değerlendirmesi yapılan haberde laiklerin, günlük hayatlarının değişmesinden endişeli olduğu ifade edildi. Temmuz ayında yapılacak seçimlerin bu konuda belirleyici olabileceği kaydedilen haberde, ABD'nin "anahtar öneme sahip müttefiki" Türkiye'nin, Müslüman dünyasında din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasının "en sert örneklerini" gösteren bir ülke olarak mı devam edeceği yoksa İslam'ın hükümet ve toplumda daha baskın bir rol mü oynayacağının şekilleneceği değerlendirmesi yapıldı. 'SEÇİMLER TÜRKLER İÇİN BİR REFERANDUM' Gazeteye konuşan ve Londra'da bir dış politika düşünce kuruluşu olan Chatham House'un Türkiye uzmanı Fadi Hakura, '(22 Temmuz seçimleri) Türk tarihinde belirleyici bir an. Bu Türk halkının hangi yöne gitmek istediği yönün seçmesi için bir referandum olarak da görülebilir' dedi. Seçim sonuçlarının hem Avrupa hem de Asya üzerinde etkisi olacağı yorumu yapılan haberde, NATO müttefiki Türkiye'nin AB'ye girmek istediği, bir taraftan da terörle mücadelede "yardım etmezse girmekle tehdit ettiği" Irak'la komşu olduğu vurgulandı. İktidar partisi AKP'nin, şeriat getirmek istedikleri iddialarını reddettiği kaydedilen haberde, ancak bazı parti üyelerinin alkolü yasaklamak ya da cadde isimlerini İslamcı isimlerle değiştirmek istediği hatırlatıldı. Haberde bir süre önce de Türk mayo üreticilerinin, İstanbullu yöneticilerin billboardlara bikinili reklam alınmasına karşı çıktıkları için şikayette bulundukları da belirtildi. BAĞIŞ: 'TÜRBAN HAKKINA DA BİKİNİ HAKKINA DA İNANIYORUM' USA Today gazetesi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Danışmanı Egemen Bağış'ın 'Bir kadının başörtüsü takma hakkına, bir kadının mini etek ya da bikini giyme hakkına inandığım kadar inanıyorum' dediğini de yazdı. Haberde, eleştirilere karşın AKP'nin bir dizi yasal düzenleme getirdiği ayrıca enflasyonu çift hanelerden yüzde 9.6'ya indirdiği ifade edildi. Haberde ayrıca hükümet kayıtlarına göre 2005 yılında 9.6 milyar dolar olan yabancı yatırımın geçen yıl 19.8 milyar dolara çıktığı kaydedildi.
|
'Kara Dul'un sırrı çözüldü
|
'Kara Dul'un sırrı çözüldü | |
|
|
2007-06-15 15:54
|
|
| |
Amerikalı araştırmacılar, örümceğin ağ örerken kullandığı iki proteinin DNA'sının haritasını çıkarmayı başardı. Bu sonuç, ultra-dayanıklı ürünler üretilmesinin yolunu açabilecek.
Bilim adamları, öldürücü zehre sahip "kara dul" örümceğinin ağının sırrını çözdü. California üniversitesi uzmanlarının sırrını ortaya çıkardığı ağ, dayanıklılığı ve esnekliğiyle diğer örümceklerin ağlarından çok daha sağlam olarak biliniyor. Bu esneklik, ağa müthiş bir enerjiyi emebilme imkanı veriyor.
Örümcek ağının özellikleri; askeri, tıbbi ve sportif sahalarda ilgililerin özellikle dikkatini çekiyor. Daha dayanıklı kurşun geçirmez yelek, daha sağlam tıbbi malzeme ve spor aleti üretmek mümkün olabilecek.
|
Çinliler Doymak Bilmiyor Katiller....
|
Güzellik Sektöründen Gıdaya | |
|
|
2007-06-15 12:47
|
| Çinde Küçük Çocukları Çin yemeği yaparak yemekteler |
| |
adi ve ***** çinlilerin ırkdaşlarımza yaptığı eziyetler işte biz bu ulkeden mal alıyoruz çin mallarına hayır!!!!!!!!!! Komünist Çin hakimiyeti bebek öldürmede dünya şampiyonu oldu. Her gün sayısız bebekleri acımasızca ve vahşice öldürmekte olduklarını Allah biliyor. Şehir, dağ ve bütün kırsal kesimlere kadar hamile kadınların izlerini sürerek yakalayıp onların karnındaki bebeklerini öldürerek anne ve babaları kahrederken, diğer taraftan da çok ağır para cezalarına çarptırarak onları sefalet girdabında boğmaktadırlar. Öldürdükleri bebekleri ise hastane çöplüklerine ve moloz yığınları içine atmalarının dışında Çin lokantalarında Çin yemeği yaparak yemektedirler. Bütün bunlara rağmen Çin hükümeti „İnsan hakları ile ilgili iyileştirmeler ve reformlar yapıyoruz, Partimizin demokratik yapılanmasını güçlendiriyoruz, halkımızı maddi ve manevi yönden seviyesini yükseltiyoruz“ diyerek dünya medyasına yalan ve sahte propagandalar yapmaktadırlar. Bu resim Çinlilerin demokrasi ve insan hakları anlayışına çok benziyor posted by Barinliq at 5/22/2006 | 1 comments Yumuşak pişsin diye Bebek etini yumuşak pişsin diyerek suda uzun süre bekletmektedirler. Ne kadar akıllı ne kadar çalışkan bir millet bu Çinliler ! posted by Barinliq at 5/22/2006 | 0 comments 19 Nisan, 2006 Ölü bebeği suda bekleterek yıkamalarından bir görünüş
Çinliler insan eti yerken temizliğe önem veriyor…
Bebeği ödürdükten sonra tertemiz yıkayıp yediklerine bakılırsa Amma da temiz bir millet bu Çinliler. Temizliğe çok önem veriyorlar(!) Ölü bebeği beyaz şarapla dezenfekte etmekteler. Çinliler fareyi, kediyi, köpeği, börtü-böcekleri ve her türlü haşeratları da gönül rahatlığı ile yiyen tuhaf bir halk. Onlarellerini ykadıkları suyla yüzlerini ve daha sonra başka yerlerini, sonunda da çoraplarını yıkarlar. Sabahları sudan tasarruf etmek için yıkanmak yerine havluyu ıslatarak vücudunu siler ve ardından da yemeğini yiyip çıkıp giderler.
Bakılırsa insan eti yediklerinden çok akıllı oluyorlar! Ölü bebeği yemek için suda yıkadıktan sonra şarapla dezenfekte etmektedirler. İnsan yemeyi adet haline getirince gerçekten çok akıllı olsalar gerek. Pis ve salak olduklarına bakılırsa Bir yorganda birinin başına diğeri ayaklarını uzatarak yatan Çinliler belki insan eti yememiş olsalar gerek.
Medeni Çin Milleti
Çin milleti medeni ve çok kadim bir millet olup, 5 bin yıllık tarihi geçmişe sahip. İnsan eti yerlerken sabunlu su ile iyice ykadıktan sonra pişirerek yerler. Şu resme bakın cenin’i maden suyu ile yıkamaktalar. Nomalde elini yıkayan sula yüzünü, sonrada ayağını ve çamaşırlarını yıkamaya alışkan Çinliler insan etini yerken yıkayıp, pişirip yiyor. Ne temiz Çinliler ya!
ÇKP’nin Çocuk Yasaklama Siyasetinin Sayesinde…
Çin Komunist Partisi (ÇKP)nin çocuk yasaklama siyasetinin sayesinde kolayca bebek eti yiyebldikleri için çok mutlu olan Çinli.
Çinliler rahatlıkla,“Çin Komünist partisinin önderliğinde ve onun Planlı doğum politikası sayesinde hiç zorlanmadan küçücük körpe bebekleri tüm memleketteki hastanelere yakın yerlerdeki çöplüklerden bularak yiyebiliyoruz“demektedirler. O daha Çin yetkilileri ve zenginlerinin canlı haldeki bebekleri öldürtüp taze taze ve sıcağı sıcağına yiyebildiklerini, Çin vatandaşlarının ve meraklıların ise, daha bayat olanlarını yediklerini söylemektedirler.
Yağda Pişirilen Bebek
Yağda Pişirilen Bebek Ey ahali bakın! Cenin’e un ve baharat sürdükten sonra yağda kızartıp yiyen işte bu Çin teröristleri, saldırganları, işgalcileri dünyada “evimize hırsız girdi!“, „Vay işte bakın Çinli hırsız!“,“Hırsız evimden çık!“ diyerek bağıran ev sahiplerini ’milli bölücü’,’Hırsıza karşı unsur’‚’Hırsıza karşı millet’ diyerek nara atarken diğer yandan da, „Hırsız ve katilleri evlerimizden kovalım!’ diyen ev sahiplerini ‚Terörist’ olarak ilan etmektedirler. Bu hırsızlar ev sahiplerini karalarken evdeki bazı çocuklar ‚bende karalanmayayaım’ diyerek ağzına ‚hırsız’ denilen kelimeyi kesinlikle almaksızın susup otmakta. Üstelik te ‚Hırsızı evden kovalım’ diyen ağabeylerine selam bile vermez hale gelmişler.Kimileri de „aman ha tövbe deyin“ diyorlar. Şehit Abliz Mehsum hırsızlar hakkında öfke ile şöyle diyordu:
Kime ait, kime layık, kime miras bu vatan, Aslı nesli kanı bir, akrabadır sırayla Şüphesiz Uygur, Kazak, Kırgız, Moğol, Tacik ile, Bu vatan sathı tohuma atadan mirastır bence Atadan miras topraklar Turandan ayrılmasın
Vatan ve milleti sevmek islamın şanındandır, Bu- hakikat, bu- adalet, tanrının fermanıdır. Bu açık sır şüphesiz hakkaniyuet mizanıdır, Aslı, nesli tertemiz, vicdan ehlinin cananıdır. Canından ayrılsın ama, cananından ayrılmasın
Çin Komünizminin Son Zamanlardaki Hedefi adi ve ***** çinlilerin ırkdaşlarımza yaptığı eziyetler işte biz bu ulkeden mal alıyoruz çin mallarına hayır!!!!!!!!!! Komünist Çin hakimiyeti bebek öldürmede dünya şampiyonu oldu. Her gün sayısız bebekleri acımasızca ve vahşice öldürmekte olduklarını Allah biliyor. Şehir, dağ ve bütün kırsal kesimlere kadar hamile kadınların izlerini sürerek yakalayıp onların karnındaki bebeklerini öldürerek anne ve babaları kahrederken, diğer taraftan da çok ağır para cezalarına çarptırarak onları sefalet girdabında boğmaktadırlar. Öldürdükleri bebekleri ise hastane çöplüklerine ve moloz yığınları içine atmalarının dışında Çin lokantalarında Çin yemeği yaparak yemektedirler. Bütün bunlara rağmen Çin hükümeti „İnsan hakları ile ilgili iyileştirmeler ve reformlar yapıyoruz, Partimizin demokratik yapılanmasını güçlendiriyoruz, halkımızı maddi ve manevi yönden seviyesini yükseltiyoruz“ diyerek dünya medyasına yalan ve sahte propagandalar yapmaktadırlar. Bu resim Çinlilerin demokrasi ve insan hakları anlayışına çok benziyor posted by Barinliq at 5/22/2006 | 1 comments Yumuşak pişsin diye Bebek etini yumuşak pişsin diyerek suda uzun süre bekletmektedirler. Ne kadar akıllı ne kadar çalışkan bir millet bu Çinliler ! posted by Barinliq at 5/22/2006 | 0 comments 19 Nisan, 2006 Ölü bebeği suda bekleterek yıkamalarından bir görünüş
Çinliler insan eti yerken temizliğe önem veriyor…
Bebeği ödürdükten sonra tertemiz yıkayıp yediklerine bakılırsa Amma da temiz bir millet bu Çinliler. Temizliğe çok önem veriyorlar(!) Ölü bebeği beyaz şarapla dezenfekte etmekteler. Çinliler fareyi, kediyi, köpeği, börtü-böcekleri ve her türlü haşeratları da gönül rahatlığı ile yiyen tuhaf bir halk. Onlarellerini ykadıkları suyla yüzlerini ve daha sonra başka yerlerini, sonunda da çoraplarını yıkarlar. Sabahları sudan tasarruf etmek için yıkanmak yerine havluyu ıslatarak vücudunu siler ve ardından da yemeğini yiyip çıkıp giderler.
Bakılırsa insan eti yediklerinden çok akıllı oluyorlar! Ölü bebeği yemek için suda yıkadıktan sonra şarapla dezenfekte etmektedirler. İnsan yemeyi adet haline getirince gerçekten çok akıllı olsalar gerek. Pis ve salak olduklarına bakılırsa Bir yorganda birinin başına diğeri ayaklarını uzatarak yatan Çinliler belki insan eti yememiş olsalar gerek.
Medeni Çin Milleti
Çin milleti medeni ve çok kadim bir millet olup, 5 bin yıllık tarihi geçmişe sahip. İnsan eti yerlerken sabunlu su ile iyice ykadıktan sonra pişirerek yerler. Şu resme bakın cenin’i maden suyu ile yıkamaktalar. Nomalde elini yıkayan sula yüzünü, sonrada ayağını ve çamaşırlarını yıkamaya alışkan Çinliler insan etini yerken yıkayıp, pişirip yiyor. Ne temiz Çinliler ya!
ÇKP’nin Çocuk Yasaklama Siyasetinin Sayesinde…
Çin Komunist Partisi (ÇKP)nin çocuk yasaklama siyasetinin sayesinde kolayca bebek eti yiyebldikleri için çok mutlu olan Çinli.
Çinliler rahatlıkla,“Çin Komünist partisinin önderliğinde ve onun Planlı doğum politikası sayesinde hiç zorlanmadan küçücük körpe bebekleri tüm memleketteki hastanelere yakın yerlerdeki çöplüklerden bularak yiyebiliyoruz“demektedirler. O daha Çin yetkilileri ve zenginlerinin canlı haldeki bebekleri öldürtüp taze taze ve sıcağı sıcağına yiyebildiklerini, Çin vatandaşlarının ve meraklıların ise, daha bayat olanlarını yediklerini söylemektedirler.
Yağda Pişirilen Bebek
Yağda Pişirilen Bebek Ey ahali bakın! Cenin’e un ve baharat sürdükten sonra yağda kızartıp yiyen işte bu Çin teröristleri, saldırganları, işgalcileri dünyada “evimize hırsız girdi!“, „Vay işte bakın Çinli hırsız!“,“Hırsız evimden çık!“ diyerek bağıran ev sahiplerini ’milli bölücü’,’Hırsıza karşı unsur’‚’Hırsıza karşı millet’ diyerek nara atarken diğer yandan da, „Hırsız ve katilleri evlerimizden kovalım!’ diyen ev sahiplerini ‚Terörist’ olarak ilan etmektedirler. Bu hırsızlar ev sahiplerini karalarken evdeki bazı çocuklar ‚bende karalanmayayaım’ diyerek ağzına ‚hırsız’ denilen kelimeyi kesinlikle almaksızın susup otmakta. Üstelik te ‚Hırsızı evden kovalım’ diyen ağabeylerine selam bile vermez hale gelmişler.Kimileri de „aman ha tövbe deyin“ diyorlar. Şehit Abliz Mehsum hırsızlar hakkında öfke ile şöyle diyordu:
Kime ait, kime layık, kime miras bu vatan, Aslı nesli kanı bir, akrabadır sırayla Şüphesiz Uygur, Kazak, Kırgız, Moğol, Tacik ile, Bu vatan sathı tohuma atadan mirastır bence Atadan miras topraklar Turandan ayrılmasın
Vatan ve milleti sevmek islamın şanındandır, Bu- hakikat, bu- adalet, tanrının fermanıdır. Bu açık sır şüphesiz hakkaniyuet mizanıdır, Aslı, nesli tertemiz, vicdan ehlinin cananıdır. Canından ayrılsın ama, cananından ayrılmasın
Çin Komünizminin Son Zamanlardaki Hedefi
Bebek etinden hazırlanmış çorbayı Çinli komunist başkanlar, memurlar, polisler yiyor.
İnsan etinden hazırlanan çorbalar Çinlileri özel olarak şanslı, övgüye layık hale getiren üstün dereceli gıdalardan sayılıyor. Çin’de her yıl insanları öldürerek, etinden yemek hazırlayarak satma şeklindeki suçlar çok olsa da, Çin yetkililerin kendileride bu yemeklerden zevk aldıklarından, sadece bir kaç suç dosyayı devlet nezdinde açıklayıp, katilleri cezalandırırlar. Fakat doğum yasağı sebebiyle öldürülen milyonlarca bebeklerin katledilmesi konusunda tek kelime etmezler. Komünist Çinlilerin nihai maksatları, « Her kes ihtiyacı nisbetinde hakkını almak durumundadır. » cümlesi içinde gizli olup, Çinlilerin bu düşünceleri fiiliyata geçirildiği taktirde, Çinliler istedikleri zaman yasal olarak insan eti yiyebilecekler. İnsanları ve bebekleri de anne karnında yada doğduktan sonra öldürüp yiyebilir hale gelecekler. Aslında komünist Çin hakimiyeti bebek eti yemeyi yasal hale getirmiş olup, bu durum sosyalizmin yukarı dereceli, komünizmin ise orta ölçekli (dönemi) baskısı sayılır.
Çinlinin Hazırladiği Bebek Çorbası
Çinlinin Hazırladiği Bebek Çorbası Bütün dünyadaki müslümanlardan Allah’a yalvararak dua edip bu lanetlikleri yerin yedi kat altında diri iken azaba duçar etmesini dilemelerini istirham ederiz. Çok eski tarihlerden beri Çinliler bu tür çorbaları içe gelmişlerdir. Yakın zamanlardan beri komünist Çinlilerin bebek öldürmelerini yasalaştırmaları ile Çinlilerin bebek çorbası yeme fırsatı da çoğalmış olup, Pekin’deki yetkililerden Doğu Türkistan’ın en batısındaki Taşkorgan nahiyesindeki komünist Parti sekreterine ve Tibet tepelerindeki Çinli memurlara kadar yasal şaraitler hazırlanmış olduğundan, onlar Çağan bayramı ve hafta sonu tatillerinde söz konusu çorbalardan yiyerek keyif almaktadırlar.
Vahşi Çinli
Resimde bebek eti yemekte olan bir Çinli terörist :
Işte bu Çin milletinin iç yüzüdür. Bu manzara Komünist Çin’in gerçek görünümünü aynen yansıtmaktadır. Bu iblisleri vatanımızdan tamamen kovmadıkça vatanımızda asayişin temini asla mümkün değildir. Barış, özgürlük, baht-saadetten söz etmek mantığa uygun gelmez. Öyle değilmi ?? Allah’ın lanetine uğramış olan vahşi Çin teröristleri çok eski zamanlardan beri insan eti yiyorlardı. Ceninleri ve bebekleri de yiye geldiler. Önceleri kendi çocuklarını ve atılan bebekleri, çaldıkları insanların etlerini yerlerken, günümüzde çin Komünist Partisinin zekice önderliğinde, insan öldürme, bebekleri öldürme başta olmak üzere insan kalıbından çıkmış olan cinayetleri ‘yasal’ olarak gerçekleştirerek, Çinli bebekleri öldürmenin dışında doğu Türkistanlı bebekleri, Tibetli bebekleri, Moğol ve Mançu bebeklerini dilediğince öldürüp yiyebilir hale geldiler. ‘Planlı doğum’ adı verilen bebek öldürme politikasının himayesinde Doğu Türkistan’da 9 milyon bebeği öldürerek onların bir kısmını çöplüklere attılarsa da bir kısmını da mezara defnedilmesini yasaklayıp komünist Çinlileri ve onların aile fertleri, yetkililer, polisler, işgalci ordu rütbelileri kızartarak ve çorba yaparak yediler. Içkilerine meze yaptılar. Halen de yemeye devam etmektedirler.
Çinli Teröristin Hazırladığı Bebek Kebap
Ateşte Pişirilmiş bebek.
Böyle bir milletle dost olanlara ve dost olma çabasındakilere, onlara inanan, onların hakimiyetini desteklemekte olan insanlara ve hükümetlere Allah lanet etsin. Onlarla dayanışmayı düşünen ve yardımlaşan müslümanlara Allah hidayet nasip etsin.Amin ! Çinli terörist bebeği parçalayıp kebap yapmış. Çinliler ezelden insan eti ve bebek etini yiyorlar.
Çinli Terörist Bebeği Doğruyor
Yemek yapmak için Çinli terörit bebegi paraçalıyor
Çinlilere Yem Olmak Üzerindeki Bebek
Çin teröristleri tarafından yeyilmek üzere olan bebek
Çin komunist partisinin siyaseti insan etini yiyen Çinlileri cesaretlendirdi. Çin çanileri kendi bebeklerini yemekten başka ‘doğum pilanlaması’ adı altindaki devlet teröriyle 2005 senesine kadar Doğu Türkistanda Uygur, Kazak, Kırgız,Özbek, Tatar Türklerinin dokuz milyon sebi bebeğini öldürerek, onun bir kısmını çöpe attı, bir çok kısmını Çin komunist parti yetkilileri, Çin ordusu yetkilileri ve onların aileleri kaliteli gıdası ve beslenme mezesi olarak yediler. Böyle soy kırım ve terör Doğu Türkistan topraklarında devam etmektedir.
İnsan Etinden Hazırlanmış Çorba
+Resimde insan etinden yapılan çorba ve bu çorbalardan zevk alan Çinliler
Çinliler kendi evlerinde insan eti yemenin dışında, Lokantalar açarak başkalarını yakalayıp gizlice öldürerek etlerinden Çin yemekleri yaparak üst dereceli yetkililer, polis şefleri ve zsenginleri misafir ederek çok kar etmektedirler. İnsan eti yemek için Çin hakimiyetleri eski tarihlerden beri destek olmuş olup, görse bile görmezlikten gelmekte ve hükümran sınıfın kendileride bu özel yemeklerden istifade etmektedirler. Bu milletin sinir sistemi de, kanı da, vücudu da bozuk olup, onların öbür dünyada cehennemin 7. katında yakılacaklarından hiç şüphe yoktur
Çocuk Eşi Çinlilerin Kaliteli Mezesidir
|
Everest'e ilk kim çıktı?
|
|
1924'te Everest'in 8 bin 850 m. yükseklikteki zirvesine ilk ulaşan insanlar oldukları öne sürülen İngiliz dağcılar Mallory (solda) ve Irvine'in şaibeli durumu netlik kazanacak. Dünya dağcılık tarihinin en büyük gizemlerinden biri Everest Dağı'na çıkacak bir keşif heyeti tarafından aydınlatılacak. 1924'te dağın zirvesine ulaşmayı başaran ilk insanların George Mallory ve Sandy Irvine olup olmadığı konusuna açıklık getirmeyi amaçlayan ekip, sekiz yıl önce de aynı soruya yanıt aramak için bir tırmanış yapmıştı. Kaliforniyalı dağcı Conrad Anker ve Eric Simonson-Dave Hahn ekibinin 1999'daki tırmanışında George Mallory ve Sandy Andrew Irvine'in 1924'te dünyanın en yüksek zirvesi Everest'i (8 bin 850 m.) fethettikleri kabul edilmiş, ancak kesin kanıt bulunamamıştı. Dağa 29 Mayıs 1953'te ilk çıkanlar Yeni Zelandalı Sir Edmund Percival Hillary ile onun Şerpa halkından rehberi Tenzing Norgay'dı. Onlardan 29 yıl önce İngiliz Mallory ve Irvine zirveye 270 m. kala kayboldu. Mallory'nin donmuş cesedi 1999'daki tırmanışta, doruğun 600 m. aşağısında bulundu. Ceset Kızılderili geleneğine göre orada bırakıldı. Irvine'in naaşı ise bulunamadı. Everest'in Tibet-Çin tarafında, tırmanması en zor yamacında bugün başlayan ve 14 Temmuz'da tamamlanacak tırmanıştaysa Mallory ve Irvine'in 'doruktan inerken öldüklerine dair kanıt' aranacak. Fotoğraf makinesi en önemli kanıt Anker, Mallory'nin donmuş bedeninin yanı sıra el yazısı notlarını, çakısını, kullandığı ip ve rakım ölçer aygıtı bulmuş, çok aranan fotoğraf makinesi ise bulunamamıştı. Bugünkü ekipten ABD'li dağcı Andy Politz, ikilinin zirveden dönerken kaybolduğunu düşünüyor. 1999'daki keşif heyetinde görev alan ve Mallory üzerine araştırma yapan Alman tarihçi ve dağcı Jochen Hemmleb, Çinli dağcı Vang Hungbao'nun, Mallory için kimliğini bilmeden 1975'te açıkladığı bilgilerden yola çıkarak, İngiliz dağcının ölmüş olabileceği yeri hesapladı. Zirveye 600 m. mesafede kar terasında bulunan cesedin civarında fotoğraf makinesinin kalıntılarını araştıracak bugünkü ekip, şimdiye dek Everest'teki en yüksek ve en uzun süreli kampı da yeniden kurmuş olacak. Yeni Zelanda'nın Wellington kentinde sekiz yıl önce açıklama yapan Everest fatihi 88 yaşındaki Sir Edmund Hillary de 1999'da zirvenin çok yakınında bedeni bulunan Mallory ile arkadaşı Irvine'in, 8 Haziran 1924 tarihinde, kendilerinden 29 yıl önce doruğa ayak basmış olabileceklerini kabul ediyor.
|
{ } { Sayfa 1 - 2 } { Sonraki
Sayfa }
|
Gerekli Linkler
TC Kimlik No
Vergi Kimlik No
SSK Hizmet Dökümü
İnternet Vergi Dairesi
Motorlu Taşıtlar Vergisi
Telefon Rehberi
ÖSYM Sınav Sonuçları
KPSS Sonuçları
KPDS Sonuçları
Diğer Sınav Sonuçları
ÖSYM Sınav Takvimi
Milli Eğitim Bakanlığı
Üniversiteler
Sağlık Bakanlığı
Emekli Sandığı
Ssk
Adalet Bakanlığı
Emniyet Genel Müdürlüğü
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
Bakanlıklar
Valilikler
Belediyeler
Kaymakamlıklar
Silahlı Kuvvetler
Sivil Toplum
Elçilik - Konsolosluklar
Avrupa Birliği
K.K.T.C.
Turizm
Son Depremler
|